Süt Dişleri ve Bakımı

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et
Nazilli TV Haber Sitesi - Nazilli TV

Bebeklerin dişleri ne zaman çıkar?

Sağlıklı dişler bebek ve insan sağlığının vazgeçilmez bir parçasıdır. Diş çıkarma her bebeğin yaşayacağı normal bir gelişmedir. Bebekler ilk dişlerini genellikle 4 - 7 ay arasında çıkarırlar. Birçok bebek ilk yaşını bitirdiğinde 6 diş sahibi olurken bazılarında henüz ilk diş bile çıkmamış olabilir. Çoğunlukla ilk çıkan dişler alt çenenin ön kısmındaki 2 kesici diştir. Bazı bebeklerde üst çenedeki kesici dişler önce çıkabilir. Daha sonra alt çenedeki küçük azı dişleri çıkar. Küçük azıları köpek dişler takip eder. En son çıkan süt dişleri büyük azılardır. Çocuk 20 – 24 aylık oluncaya kadar 16 süt dişi çıkar. 30 - 36 aylık olunca da 20 süt dişinin hepsinin çıkması tamamlanmış olur.

Diş çıkarma belirtileri nelerdir?

*Diş çıkarma zararsızdır. Diş etlerinde şişlik ve kızarıklık olabilir. Bu durum hafif diş eti ağrıları doğurabilir.

*Bebekte ısırma ve kemirme arzusu artar.

*Yanaklarını kaşıyabilir ve kulaklarını çekiştirebilir.

* Hafif huzursuzluk ve uykunun sık sık bölünmesi görülebilir.

*En önemli belirtileri salya akması ve diş eti kaşıntısıdır. Salyanın fazlalaşmasına bağlı deri döküntüleri ortaya çıkabilir. Bu döküntüler ağız çevresinde, yanaklarda, çenede ve gerdan bölgesinde ortaya çıkar.

3. ay civarında bebekler dünyayı ağzıyla keşfetmeye başlarlar. Bu durum salya artışına ve ellerini ağızlarına sokmaya başlamalarına yol açar.

Diş çıkarma, bebeklerde hafif huzursuzluğa, hafif ağlamaya, vücut ısısının 38 dereceyi geçmeyecek derecede yükselmesine, salya akmasına ve sert cisimleri çiğneme arzusunun doğmasına yol açabilir. Diş eti ağrısı, ağızda normal olarak bulunan mikropların ilerlemekte olan diş tarafından diş etinde açılan yarıktan içeri girmesi sonucunda ortaya çıkar. Bebek biraz huzursuz görünebilir. Ama diş çkarmaya bağlı olarak bebeği ağlatacak şiddette ağrı veya uyku bozuklukları ortaya çıkmaz. Her huzursuzluğu diş çıkartmaya bağlamak gereksiz zaman kaybına ve altta yatan hastalığın gözden kaçırılarak ilerlemesine yol açabilir.

Anne sütünden bebeğe geçen ve vücudu mikroplara karşı koruyan antikorlar vardır. Bebeklerde enfeksiyonlara (mikroplardan kaynaklanan ateşli hastalıklara) yakalanma genellikle 6 - 12 ay arasında artmaya başlar. Bunun 2 nedeni vardır. Birincisi anneden bebeğe geçen koruyucu antikorların bu dönemde azalmaya başlamasıdır. Bu dönemde ateşli hastalıkların artmasının ikinci nedeni ise bebeğin eline geçen temiz veya kirli her şeyi ağzına sokarak ısırmaya ve çiğnemeye çalışması ve bu sırada mikrop kapmasıdır.

Bu yüzden daha önce etkili olamayan zayıf mikroplar bile bu dönemde hastalıklara yol açabilir. 6. ay genellikle diş çıkarma döneminin de başlangıcıdır. Bundan dolayı bu dönemde diş çıkarırken başka nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan belirti ve şikayetler yanlış bir yorumla diş çıkartmaya bağlanmaktadır.

Diş çıkarmakta olan bebeği rahatlatmak için neler yapılabilir?

*İlk dişler görünmeye başladığı zaman yumuşak kıllı bir çocuk diş fırçası kullanarak dişleri hafifçe fırçalamalıdır. Günde en az 1 defa diş temizliği yapılmalıdır.

*Eller sabun kullanılarak iyice yıkanır. Ağrılı ve şişmiş diş eti bölgesi bulunur. Temiz bir parmak kullanılarak o bölgeye 2 dakika süreyle kaşınır veya masaj yapılır. Bu masaj sık sık tekrarlanmalıdır. Masaj yaparken karanfil yağı kullanmak faydalı olur.

*Diş etlerini rahatlatmak için soğutulmuş lastik veya kauçuk oyuncaklar faydalı olabilir. Diş etlerine soğuk cisimler uygulamak ağrıyı ve kaşıntıyı hafifletir. Donmuş katı cisimler ise bebeklerin ağzında don yanıklarına yola açabilirler. Dolayısıyla buzluğa konulmuş cisimler çocukların ağzına kesinlikle uygulanmamalıdır.

*Eğer çocuk 12 aylıktan büyük ise bir buz parçası ıslak bir kumaşa sarıldıktan sonra diş çıkan bölgenin üzerine konulabilir ve diş eti kaşınabilir. Buzun çıplak olarak kullanılması ise diş etlerinde soğuk yanıklarına ve donmaya yol açabileceği için zararlıdır. Yine 12 aylıktan büyük çocuklarda buzdolabında soğutulmuş bir parça soğuk muz faydalı olabilir.

*Soyulmuş salatalık veya havuç gibi sert yiyecekler verilerek çiğnemeye ve kemirmeye yardımcı olunabilir.

* Aşırı salyaya bağlı cilt döküntülerini önlemek için salyayla ıslanan bölgeleri sık sık temiz ve kuru bir bezle silerek kuru tutmak gerekir. Basit bir cilt bakım kremi kullanılarak kuru, kızarık ve ağrılı cilt bölgeleri rahatlatılabilir.

*Soğuk ve basınç uygulanması bebeğin hissettiği rahatsızlık duygusunu hafifletir.

*Diş kaşıyıcı simitler kullanılabilir. Bebekler ağrıyan diş etlerine düz ve sert cisimleri sürterek rahatlamaya çalışırlar. Kauçuktan yapılmış diş kaşıyıcıları bu amaç için kullanılabilir.

*Diş eti ağrısını azaltmak için buzdolabında soğutulmuş diş kaşıma simidi veya küçük bir ıslak el havlusu kullanabilir. Bu eşyaları buzluğa koymamalı sadece buzdolabının kapağında soğutmalıdır.

Bebek emmek istemiyorsa ağzı geniş bir bardakla beslemeyi denenebilir. Kaşıkla veya şırıngayla da beslenebilir.

Süt dişlerinin çürümesi nasıl önlenebilir?

Dişler görev, güzellik ve sağlık açısından son derece önemlidir. Bu nedenle günümüzde bir çok kişi diş çarpıklıkları nedeniyle ortodontik tedavi görmektedir.

Çocukların % 40 ında diş çürüklerinin kreşe başlamadan ortaya çıktığını biliyormusunuz? Çocukların süt dişlerindeki çürükler erişkinlerin diş çürüklerinden daha tehlikelidir.

Önemli olan hasta dişleri tedavi ettirmek değil; mevcut sağlam dişleri korumak ve çürümelerini önlemektir. Yapılan hiçbir dolgu veya protez kişinin kendi dişi kadar mükemmel olmaz.

Süt dişleri çok önemlidir. Onların çürümesini önlemek gerekir. Eğer süt dişleri erken kaybedilirse geri kalan dişler açılan boşluğa doğru kayarlar ve kalıcı dişlerin çıkmaları için yeterli boşluk kalmaz. Eğer diş çürümeleri önlenmezse ağrılara ve hayatı tehdit eden enfeksiyonlara yol açabilirler. Üstelik diş çürüklerini tedavi ettirmek çok masraflı olabilir.

Çocuk 3 - 4 yaşına geldiğinde günde en az 2 defa dişlerini fırçalamayı öğrenmiş olmalıdır. Bunun için çocuklar için özel olarak hazırlanmış diş fırçaları kullanılabilir. Çocuğun diş fırçalamaya özendirilmesi ve fırçalama alışkanlığı kazanabilmesi için anne veya baba kendi dişlerini fırçalarken çocuğun onların yanında bulunması ve onları izlemesi çok faydalı olur.

Daha doğduğu günden başlayarak bebeğe diş bakımı uygulanmalıdır. Bu konuda çok dikkatli ve çok titiz olmalıdır. Bebeğin temiz ve yeni yıkanmış el havlularından birini kullanarak diş etleri nazikçe silinmek suretiyle bebeğin ağzı temiz tutulmalıdır. Bebeğin ilk dişi çıkınca bebek diş fırçasına buğday tanesi büyüklüğünde diş macunu sıkılarak bebeğin dişinin nazikçe fırçalanması gerekir. Fırçalamayı sabah ilk öğünden sonra ve gecenin son beslenmesinden sonra yapmalıdır. Çocuk 3 yaşına geldiği zaman diş fırçasına sıkılan diş macunu bezelye boyuna çıkarılabilir. Çocuk yeterli yaşa ulaşınca ağzındaki fazla diş macunun tükürmesi öğretilmelidir. Çocuk 6 yaşını dolduruncaya kadar diş fırçasına diş macunu anne baba tarafından sıkılmalıdır. Onlar 7-8 yaşına gelinceye kadar dişlerini fırçalarken anne babalar onlara eşlik ve rehberlik etmelidir. Çocuk ismini doğru olarak yazabilecek yaşa geldiği zaman dişlerini de düzgün şekilde fırçalayabilecek beceriyi kazanmış olur.

Bebeklere yatarken verilen biberonlar ve alıştırma bardakları diş çürümelerine yol açmaktadır. Bu eşyalar bebek yatarken sakinleşsin veya uyusun diye eline tutuşturulursa ağızdaki bakteri tabakaları ağızda kalan besin artıklarının ( sütün, mamanın, meyve suyunun veya meyve püresinin) içlerindeki şekeri kullanarak meydana asit çıkmasına neden olur. Bu asit de diş minelerini eriterek diş çürüklerine yol açar. Bu yüzden bebeklerin diş çürüklerine biberon çürükleri veya emzirme çürükleri de denilir. Eğer bebek biberon veya alıştırma bardağı olmadan uyumuyorsa içlerine besin yerine su doldurmak gerekir. Yatarken bebeğin eline biberon vermek sadece diş çürüklerine değil; orta kulak iltihaplarına ve hatta boğulmalar dolayısıyla ölümlere bile yol açabilmektedir.

Emzik emmeye alıştırılmış olan bebeklerin emziklerini şekerli suya, pekmeze, bala veya başka tatlı yiyeceklere batırarak vermek aynı zarara yol açar. Bebek 1 yaşına yaklaşırken artık ona suyu biberon yerine geniş ağızlı bir bardaktan içmeyi öğretmek gerekir.

Bebeği besleyen kişi besinin tadını veya sıcaklığını anlayabilmek için besini önce kendisi tadar ve daha sonra aynı kaşığı kullanarak bebeği beslerse kendi ağzındaki mikrobu çocuğun ağzına bulaştırmış olur. Aynı şekilde bebeğin emziğini veya biberonunu kendi ağzına soktuktan sonra bebeğin ağzına sokarsa yine kendi ağzındaki mikrobu bebeğin ağzına taşımış olur. Hasta kişilerin veya boğazında hastalık şüphesi olan kişilerin bu şekilde davranmaktan kesinlikle kaçınması gerekir.

Florür diş minelerini sertleştirerek dişlerin erimesini ve çürümesini önler. Hatta erken dönemdeki diş çürümelerinin tersine dönmesini sağlar. Diş çürümelerini önlemesi dolayısıyla flor bütün çocuklar için çok önemlidir. Bu yüzden günlük olarak yeterli miktarda flor alınmalıdır. Gerekirse bunun için bebeklere flor yönünden zenginleştirilmiş sular verilmelidir .Bebeklerin flor ihtiyaçlarını karşılayabilmek için mamalarına veya besinlerine florlu sular karıştırılabilir. Çocuklar 3 yaşını doldurduktan sonra florlu diş macunları yeterli miktarda kullanılmaya başlandığı için artık florlu olmayan sular da içirilebilir ve kullanılabilir.

Erken gelişen diş çürüklerinde demir eksikliği anemisinin de payı olabilir. Bu nedenle kansızlığın önlenmesi ve erken tedavisi süt dişi çürüklerini önler.

Bebeğin içtiği şekerli içecekler sınırlanmalıdır.

6. aydan küçük bebeklere meyve suyu verilmesi uygun değildir. Günlük meyve suyu miktarı 6 - 12 aylar arasında 100 - 120 mililitreyi, 12 - 48 ay arasında 120 - 180 mililitreyi ve 4-6 yaş arasında 180 - 200 mililitreyi geçmemelidir.

Diş çıkarmayla ilgili yanlış bilgi ve kanaatler nelerdir?

-Söylentilerin aksine diş çıkarma yüksek ateşe, burun akıntısına, kusmaya, pişiğe yol açmaz. Şiddetli ishale yol açmaz ama dışkının hafifçe sulanmasına yol açabilir.

-Diş çıkarma öksürük sebebi değildir. Ancak aşırı salyası olan bir bebeğin salyası ; özellikle sırtüstü yatarken, solunum yollarına kaçarsa öksürük sebebi olabilir.

-Diş çıkarma bebeği ağlatacak şiddette ağrıya ve huzursuzluğa neden olmaz. Ayrıca şiddetli uyku problemlerine yol açacak derecede rahatsızlık vermez.

- Eğer diş çıkarma döneminde 37,8 dereceyi geçecek kadar yüksek ateş görülürse başka bir neden aranması gerekir. Bu neden genellikle mikrobik bir hastalıktır. Buna örnek olarak orta kulak iltihabı, idrar yolları iltihabı ,ve beyin zarı iltihabı (menenjit ) gösterilebilir.

-Diş çıkarma hastalıklara yakalanma eğilimini artırmaz.

Diş çıkarmanın yan etkileri nelerdir?

Diş çıkarma döneminde bebeklerin salyası aşırı şekilde artabilir ve diş etleri ağrıyıp kaşınabilir. Vücut ısısı 37,8 dereceye kadar yükselebilir. Eğer bebeklerde bu derecenin üzerinde bir ateş, kusma ,ishal veya öksürük varsa bu belirtilerin diş çıkarmaya bağlı olmayacağını bilmeli ve bunlara yol açan hastalığın teşhisi için bebeği muayene ettirmelidir. Bebeğin ateşi diş çıkarmaya bağlanılırsa oyalanmaya ve zaman kaybına yol açar. Bunun sonucunda ateşe yol açan hastalık ilerleyebilir.

Diş hekimi muayene düzeni nasıl olmalıdır?

Bebek ve çocuklar düzenli olarak çocuk doktoru tarafından takip edilirler. Bu planlı muayeneler sırasında dişlerin ve diş etlerinin de çocuk doktoru tarafından incelenmesi gerekir.

Bebek ilk süt dişini çıkardıktan sonra 6-12 ay içerisinde diş hekimi tarafından ilk muayenesi yapılmalıdır. Daha sonra ise senede 1 defa diş hekimi tarafından ayrıntılı şekilde muayene edilmelidir.

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN