Öğretmen Issı, NYSA Antik Kenti'ni romanında anlattı

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et
Nazilli TV Haber Sitesi - Nazilli TV

Konya’nın Selçuklu ilçesindeki Şükriye Onsun İlkokulu’nda sınıf öğretmeni olarak görev yapan Veysel Issı, ‘Hazinenin Sırrı’ adlı kitap çıkardı. Sınıf öğretmeni Issı, Aydın’daki antik kentlerinden biri olan Nysa Antik Kenti’ne kitabında yer verdi. Toplam 69 sayfa kitabından Nysa Antik Kenti’ni anlatan Issı, hikayesinin başlangıcına uygun olduğu için Nysa’yı seçtiğini söyledi.
“GEÇEN YIL NYSA’YI GEZDİM”
Kitabında Nysa Antik Kenti hakkında açıklamalarda bulunan Issı, “Kitabımdaki hikâyeye Türkiye’de bulunan antik yerlerden birinden başlamayı düşünüyordum. Aydın ilini ve Sultanhisar ilçesini önceden defalarca ziyaret etmiş, kalmış ve çok beğenmiştim. 2019 yılı Mart ayında da Nysa Antik Kenti ziyaret etmek nasip oldu. Hikâyemin başlangıcı için uygun olduğunu düşerek Nysa Antik Kenti’ni seçtim. Kitapta 69 sayfalık bölüm belirttiğim bölgelerde geçmektedir.” dedi.
“HAZİNENİN SIRRI” ÖZETİ
Kitabı hakkında değerlendirmelerde bulunan Issı, “2019 yılı, Nisan ayında; Aydın ili, Sultanhisar ilçesi, Nysa Antik Kent kazı alanında çalışan işçiler, bir tablet bulurlar ve ekibin başı Profesör Ömer Dikmen’e verirler. Ömer Dikmen’de çantasına koyması için ekibinde çalışan Alman arkeolog Eloise Blume’e verir. Tabletin bulunmasını bekleyen, ekibe sızdırılmış Amerikan vatandaşı Norbert Harris, tabletin bulunduğunu Gümüş Hançer Tarikatı’na bildirir. Eloise Blume ve o sırada Aydın’a turistik gezi için gelen ve kazı ekibiyle aynı otelde kalan Baybars Atabey kaçırırlar.” diye konuştu.
“EGE, DÜNYANIN GÖZBEBEĞİ”
Romanında yer alan Aydın, Nysa ve Afrodisias Antik Kenti ile ilgili Issı, şu ifadeleri kullandı: “Ege Bölgesi, Türkiye’nin güneybatısı, tarihi yerler bakımından değil Türkiye’nin, dünyanın bile gözbebeği. Her köşesi bir açık hava müzesi, devam eden onlarca arkeolojik kazı var. İlk rastladığı lokantaya girdi. Yemeğini yeyip kahvesinin gelmesini bekledi. Kahveden koca bir yudum alınca içine bir huzur dolduğunu hissetti. Türklerin unutulmaya yüz tutan gelenekleri bu şehirde adeta canlanmıştı; insanlar tanımadıkları bile gülümsüyor, selam veriyorlardı. Alıştı, o da karşılık vermeye, selamlaşmaya başladı. Gülümsemenin bulaşıcı olduğunu okumuştu. Gülümsüyordu, aklına komik bir anısı gelmiş gibi. Mutlu bir şekilde döndü oteline.”
“MERMER SÜTUNLAR AYAKTA TEK PARÇA”
Issı açıklamasına şu şekilde devam etti: “Saat 09.30 sularında ulaştı Afrodisias'a. Çok beğendiğimiz bir yeri, eşyayı veya doğal güzelliği görünce hayran kaldığımızda, üzerimize tesir eden hoşlanma duygusuyla baktı antik kente. Alamadı uzun süre gözlerini, düzenle kurulmuş olan taş yapılardan. Afrodisias Antik Kenti M.Ö. 5. yüzyılda inşa edilmeye başlanmış, Anadolu Karya (Karia) uygarlık kentlerinden biridir. Aydın ilinin, Karacasu ilçesine bağlı, Geyre beldesi sınırları içinde olup Aydın il merkezinin güney doğusuna düşmektedir. Adını birçok Afrodisias adlı antik kentte olduğu gibi tanrıça Afrodit’e atfen vermişlerdi. Zeytinlikler içinde sonradan kazıldığı belli olan, taş döşeli mermer sütunların dikili olduğu yoldan yürüdü. Taşlar düzenli bir şekilde, ırmak yatağına kadar ilerliyor, orada kesiliyordu. Mermer sütunların bazıları ayakta tek parça, bazıları kırılmış, bazıları ise dikileceği yere uzatılmış vaziyette bekliyordu. Yol bir metre kadar kazılarak gün yüzüne çıkarılmıştı. Ağaçların kapladığı bir zeytinliğin içinde, binlerce yıllık eserlerin görüntüsü harika duruyordu.”
“TİYATRO OLDUKÇA SAĞLAM”
Issı, açıklamasını şu şekilde tamamladı: “Yapılışından binlerce yıl geçmesine rağmen antik tiyatro oldukça sağlam duruyordu. Bugün kullanmaya kalksan kullanılabilirdi. Sahneyi gösteri yaparcasına gezdi. On iki bin kişinin oturabileceği alanı, baştan sona taradı. Taşlar ahenkle dizilmiş, üzerlerine oturan insanların dertlerini ve sevinçlerini paylaşmak için oradaydılar, sanki. Baybars en ön sırada yerini aldı. Sabah kaldığı yerden devam etsin, Afrodit ile Ares koşsunlar, sarılsınlar ve kavuşsunlar. Antik kentin üç kilometre kadar yukarısında, Kavaklı köyü vardır. Yörük Ali Efe’nin köyü. Kurtuluş Savaşı’nın efsane kahramanlarındandı Yörük Ali Efe. Efe’nin köyüne sürdü otomobilini. Evi müzeye çevrilmiş, ziyarete açılmıştı. Evin güzelliğine hayran kalarak gezdi. Terasında oturup İzmir yolunun geçtiği ovaya yukarıdan baktı. Köy dik yamaca kurulmuş, yuvarlansan top gibi aşağıya kadar gidersin. O kadar dik lakin bir o kadar da yeşillik ve güzel bir köy. İnsanın ömrünü uzatan bir havası olduğu söylenir buraların.”
YAZAR VEYSEL ISSI KİMDİR?
1970 yılında Konya ili, Beyşehir ilçesine bağlı Karaali Köyü’nde doğdu. İlkokulu köyünde, ortaokul ve liseyi İvriz Öğretmen Lisesi’nde bitirdi. Dokuz Eylül Üniversitesi, Denizli Eğitim Yüksek Okulu’nu bitirerek sınıf öğretmeni oldu. Lisansını Sınıf Öğretmeni/Türkçe Öğretmeni olarak tamamladı. Rize, Yozgat ve Konya’da çeşitli okullarda sınıf öğretmenliği ve yöneticilik yaptı. Halen Konya, Selçuklu, Şükriye Onsun İlkokulunda sınıf öğretmeni olarak görev yapıyor. Evli ve iki çocuğu var.

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN