Karacasu'da çömlekçiler hareketlenmeye başladı

Aydın'ın Karacasu ilçesinde tarihi bir mesleği yaşatan çömlekçiler normalleşmeyi dört gözle beklerken, havaların iyi gitmesiyle perakende müşterilerini ağırlamaya başladı. 

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et

  Antik Afrodisias kentine kadar uzanan geçmişiyle yıllara meydan okuyan Karacasu Çömleği; Aydın ili Karacasu ilçesinde doğal ortamda bulunan kırmızı toprak kullanılarak el ustalığı ve geleneksel tekniklerle üretiliyor. Karacasu ilçesinde babadan oğula aktarılarak varlığını devam ettiren bir el sanatı olan çömlekçilikte kırmızı toprak ile geleneksel yöntemle güveç, saplı tava, tepsi, bardak, küp, mumluk, şekerlik, küllük, kürdanlık, vazo, çaydanlık, cezve, saksı, amfora, kumbara ve daha çok çeşitli süs eşyaları üretiliyor. Türkiye'nin her yerine toptan ürün satışı yapan çömlekçiler ayrıca Arabistan, Kazakistan, Almanya ve çeşitli yurt dışı pazarı ile hem ürünlerini pazarlıyor hem de Karacasu'yu tanıtıyor. Toptan satışın yanı sıra perakende olarak da ürünleri dükkanlarına gelen alıcılarla buluşturan çömlekçilerin bu kazanç kapısı koronavirüs sebebiyle sekteye uğramıştı. 

"NORMALLEŞMEYİ BEKLİYORUZ"

Tüm iş kolları gibi koronavirüsten etkilenen çömlekçilikte ustalar, koronavirüsün etkisinin azalmasını ve normalleşme adımlarını bekliyor. Havaların biraz ısınmasıyla perakende müşterilerinin gelmeye başladığını ifade eden Kardeşler Çömlekçilik sahibi 30 yıllık çömlek ustası Hüseyin Kocabıyık, "Geçmiş yıllarda Aydın geneli ve çevre ilçelerden müşterilerimiz olurdu. Hafta içi ilçe dışından gelen misafirler, hafta sonu yürüyüşçüler ve doğa grupları sayesinde kış sezonunu iyi bir şekilde geçirirdik. Bu yıl malum koronavirüs sebebiyle her sektör durdu. Havaların iyileşmesiyle az da olsa Aydın içinde dolaşmaya çıkan hemşehrilerimiz gelerek alışveriş yapıyor. Memnunuz. İnşallah kısa sürede bu koronavirüsten kurtuluruz. Eski günlerimize döneriz" dedi. 

"KARACASU ÇOK GÜZEL"

Aydın'ın Söke ilçesinden eşi ile birlikte Karacasu'ya gezmeye gelen Özgün Yalem, "Koronavirüs herkesi evlerine ve iş yerlerine hapsetti. İnsanlar artık iyice sıkıldı. Bir an önce bitmesini diliyoruz. Karacasu'ya küçük yaşlarda gelmiştim. Buradan aldığımız toprak bardaklarla içtiğimiz suyun tadı bir başkaydı. Daha sonra Karacasu'ya gelme fırsatımız olmamıştı. Bu güzel havayı değerlendirmek istedik" dedi.

Nazilli TV

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN