Doğaseverlerden Gürlen'den Gerga'ya yolculuk

Aydınlı doğaseverler, Çine Madran Dağları'nın en güzel coğrafyalarından biri olan Gürlen Çayı'ndan Gerga'ya doğa yolculuğuna çıktı.

PAYLAŞ
TAKİP ET Google News ile Takip Et
Doğaseverlerden Gürlen'den Gerga'ya yolculuk
Aydınlı doğaseverler, Çine Madran Dağları’nın en güzel coğrafyalarından biri olan Gürlen Çayı’ndan Gerga’ya doğa yolculuğuna çıktı.

Ekosistemi Koruma ve Dogasevenler Derneği’nin doğa gezilerinin bu haftaki durağı Çine ilçesinde Madran Dağları oldu. Doğaseverler, bölgenin kendine has otantik taş evlerini inceleyerek, doğanın içinde yürümenin mutluluğunu yaşadı. Adeta bir açık hava müzesi niteliğinde olan bölgenin hemen her yerinde geçmiş uygarlıkların izlerine rastlayan doğaseverler Latmos’un kuzeydoğu uzantısı olan bu coğrafyada da, gökten yağmış gibi duran devasa boyutlu kayalardaki birbirinden ilginç figürleri hayranlıkla izlediler.

Gürgen Çayı’nda başlayan yolculuğun ardından doğaseverler Gerga Antik Kenti’ne geldi.Yıllardır kaçak kazıcılar tarafından tahrip edilen Gerga’da Adnan Menderes Üniversitesi’nden Doç. Dr. Murat Çekilmez tarafından kazı çalışmalarına başlatılması doğaseverleri sevindirdi.

GERGA’YI GEZDİLER

Yöre taşlarından inşa edilen harika bir mimariye sahip olan tapınakta, rehber Yeşim Cinbaş tarafından hem Gerga hem de bölge arkeolojisi ve mitolojik hikayelerle ilgi bilgi sunuldu.

Diğer antik kentlerden farklı olarak hiçbir mermerin ve başka bir taşın kullanılmadığı, bölgenin gnays kayalarından ve birçoğu anakayaların oyularak inşa edilen kentin yapılarını inceleyen doğaseverler taşların üst üste konularak, ancak mimari bir teknik ve büyük bir ustalıkla yerleştirildiklerini, özellikle tapınağın tavanının ahşap görünümlü bir teknikle yapıldığını hayranlıkla izlediler. Doğaseverlerin en çok ilgisini çeken şeylerden biri de kentin muhtelif kayalarına kazınan yaklaşık 1 metre büyüklüğündeki yazılar oldu.

Doğaseverler antik kentteki başının nerede olduğu bilinmeyen muhteşem heykelin kalan parçalarını inceledi.

EŞKİYA MAĞARALARI

İklim değişikliğinin etkisiyle Gürlen çayının eski gürlediği günlerdeki gibi akmadığını gören ve üzülen doğaseverler, vadideki endemik Ciclamen mirable denilen sıklamen çiçeklerinin güzelliklerini fotoğrafladı. Latmos’ta bolca rastlanan ve Madran Dağları’nda da görülen geçmiş yıllarda kullanılan eşkıya mağaralarında incelemeler yapıldı.

EKOTURİZME KAZANDIRILMALI

Geziyle ilgili değerlendirmede bulunan EKODOSD Derneği Başkanı Bahattin Sürücü, Madran Dağları’nın doğa ve tarihin iç içe olduğu, yöre insanının geleneksel yaşamlarının büyük ölçüde devam ettiği bir bölgede yer aldığını belirtti. Bölgenin korunması gerektiğini dile getiren Sürücü, “Koruma-kullanma dengesi gözetilerek yapıldığı takdirde, bu tür faaliyetlerin yöre insanlarının ekonomisine, doğanın ve tarihin korunmasına katkı yapmaktadır. Bazen olumsuz durumlar gözükse de, genellikle çevre bilincini almış kişilerin yapmış olduğu ekoturizm sayesinde, doğanın korunması ön plana çıkmakta ve yeni koruma alanları oluşabilmektedir. Bu tür alanlarda harap halde bulunan insanlık miraslarının restorelerine önem verilmekte ve ekoturizme kazandırılmaktadır” dedi.

MADEN OCAKLARI TEHDİDİ

Sürücü, “Özellikle Aydın coğrafyasının ekoturizm faaliyetlerinin dört mevsim yapılabileceği iklim şartlarına elverişli olması, doğal kaynak türlerinin zenginliği, binlerce yıllık uygarlıklara ev sahipliği yapmış birbirinden değerli antik kentlerin varlığıyla, Türkiye’de ekoturizm faaliyetlerinin yapılabileceği alanların başında gelmektedir. Çevreye saygılı, doğayla barışık insanların yaptığı ekoturizm faaliyetlerinin Aydın’da gelişmesi, alt yapılarının düzenlenerek koruma-kullanma dengesi çerçevesinde yapılması için, başta kamu kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum örgütlerine önemli görev düşmektedir. Bu hem doğanın korunmasına hem tarihe sahip çıkılmasına, hem de yöre insanlarının refahının yükselmesine katkı yapacaktır. Ancak öncelikle doğanın bütüncül bir şekilde korunması şarttır. Yoksa bunların hiçbiri yapılamayacaktır. Madran Dağları’nda da başlayan maden ocakları Aydın’ın yeni gelişen ekoturizmine, kırsal turizmine, dünyaya yapılacak tanıtımlarına en büyük tehdidi oluşturacaktır” diyerek Madran Dağları’ndaki maden ocakları tehdidine dikkat çekti.

  • Etiketler
HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN